Güzel Gelecek İsteyenlere Öneriler - İsmail Hakkı Küpçü

06.08.2008

Ana Sayfa
Geri Dön

 


Tüm İnternette
Bu Sayfalarda
Google

 

 

HUZURLU VE GÜZEL BİR GELECEK İSTEYEN GENÇLERE ÖNERİLER

 

 

  Selçuklulardan itibaren Türk tarihi incelenirken halkın durumu araştırıldığında, genelde aşağıdaki tablolar görünür. Halk her çağrılışında savaşa gitmiş, dönüşünde ise işinde, tarlasında çalışmıştır. Ama aynı zamanda dergâhlara üye olarak, vakıflar kurarak içinde yaşadığı toplumun sorunlarıyla ilgilenmiştir. İyi niyetlerle yapılan bu faaliyetlerin sonunda bu kuruluşlar, halkı yetiştiren ve güzelliklere yönlendiren kurumlar haline geldiler. Nitekim Osmanlı’nın yıkılışını geciktiren sebeplerden birisi olarak, halkın bu davranışları gösterilebilir. Eğer halk dengeli davranmayarak, hep savaşa veya sadece dergâha gitseydi, ya da sadece işi ile ilgilense idi, tarih Türkler hakkında herhalde bugünkünden çok farklı şeyleri yazardı.

 İşte insanları yetiştirirken atalarının başardıkları bu dengeyi kurmalarını öğütlemek gerekmektedir. İnsanlar, aşağıdaki dört konu arasında denge kurabilmelidir:

İnsan, geçimini (rızkını) sağlamak için zaman ayırmalıdır.

Ailesinin sorunlarıyla ilgilenmek için zaman ayırmalıdır.

İçinde yaşadığı toplum için zaman ayırmalıdır.

Allah’a (ya da başka bir güce inananlar ruh sağlıkları için) ibadete zaman ayırmalıdır.

  Yukarıda sıralanan dört konudan yalnız birine, ihtiyaç halinde, kısa süreli olarak ağırlık verilebilir. Ancak sürekli olarak sadece birine yönelenler dengelerini kaybederler. Yanlış yollara sapabilirler. Sonunda insan, belki de kendisine bile yararlı olamaz. İç dünyasında barışık olmaz, fırtınalar kopar. Türkler maddi ve manevi sağlamlık özelliklerini, dengeli davranışları sonucunda elde etmişlerdir.

  Yukarıda ana başlıklar halinde anlattığım bu denge kurma anlayışı, insanın günlük hayatında da mutlaka uygulanmalıdır. Yediğimiz yemeklerin miktarında ve çeşitliliğinde denge kurmalıdır. Çalışma düzeni, hem tembellik edilmeyecek hem de vücudunu yıpratmayacak şekilde dengeli ayarlanmalıdır. Okuma, TV seyretme, eğlenme ve diğer sevdiği şeyleri gerçekleştirme sırasında dengeli olmalıdır. Para kazanırken, gerekli olanın dışında, aşırı hırsa kapılmamalıdır. Ama paranın hiç önemi yok diyerek ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma da düşmemelidir. Yani para kazanırken de dengeli olmalıdır. Kazandıklarını harcarken, cimrilikle savurganlık arasında denge kurmalıdır. Çalışma, dinlenme ve uyuma süreleri arasında dengeli olmalıdır. Küçüklerine ya da büyüklerine karşı davranışlarında, sözlerinde dengeli olmaya özen göstermelidir.

  Türklerde görülen özelliklerden birisi de “eritilmeye karşı direnmeleri”dir. Önceki yüzyıllardaki dünyada devletler ve insanlar, bugüne göre birbirinden daha bağlantısızdı. Kendi içine kapanarak ve dışarı ile en az ilişki kurarak eritilmeye karşı direnç gösterilebiliyordu. Ama artık, küreselleşen bir dünyadayız. Kitle iletişim ve ulaşım araçları çok hızlandı. Dolayısıyla ekonomik ilişkilerin değiştiği bir dönemde yaşıyoruz. Dünyanın bugünkü ortamında eritilmeye karşı direnebilmek için, geçmişte izlenen yöntemlerin geçerli olması düşünülemez. Dolayısıyla kavramlardaki değişiklikler dikkatle izlenmelidir.

  Aslında bir insanın eritilmeye karşı direnebilmesi için gerekli olan varlıkların çoğu Türklerde var. Özellikle Türkiye’de yaşayan Türkler, yaşantılarında çok fazla seçeneğe sahipler. Dünyanın büyük çoğunluğunda, hatta gelişmiş ülkelerin bir kısmında bile hayatı anlamlandıran konularda, Türkiye’deki kadar çeşitlilik yoktur.

  Türkiye’de yemek kültürü çok zengindir. Müziğin birbirinden farklı özellikleri olan değişik dalları vardır. Müzik aletleri açısından en zengin karışıma sahiptir. Halk oyunları çok çeşitlidir. Dünyadaki bitki çeşidinin yaklaşık %70’i Türkiye’de vardır. Dolayısıyla yiyecekleri çok çeşitlidir. Aynı anda dört mevsim yaşanabilmektedir. İnsanlarının konuşmalarındaki şive çeşitliliği yeterlidir. Birbirinden farklı siyasi düşünceler rahatça temsil edilmektedir. Toplum içerisinde, faklı kökenlerden gelmiş değişik insanlar mevcuttur. Halk arasındaki muhabbet ve yardımseverlik anlayışı insanlara moral verir. Bu gibi konular Türk insanının hayatını renklendirmeye yeter, başka hiçbir ülkenin varlıklarına ihtiyaç duyurmaz. Bu konularda dünya bize gıpta ile, kıskanarak bakmaktadır.

  Amerikalıların çabuk yemek olarak nitelendirdikleri hamburger, bütün dünyaya yayılmıştır. Girdiği her ülkede gençler arasında beğenilen üstün bir konuma ulaşmıştır. Ancak sadece Türkiye’de aynı başarıyı gösterememiştir. Türk kültürünün üstünlüğü ve Türk halkının zekâsı, hamburgerin üstünlüğü ele geçirmesine izin vermemiştir. Döner, pide, lahmacun gibi pratik yemek çeşitlerine simit saraylarını ekleyerek hamburgeri alt etmiştir. Türkler daha da ileri giderek, sahip oldukları bu çabuk yemek çeşitlerini dünyaya yaymaya başlamışlardır.

  Ancak, yeni nesillerden bu zenginliğin farkında olmayan kişiler vardır. Bunlar, başka milletlerin az sayıdaki ve görünüşü cezbedici yaşantılarına kapılabilirler. Bu nedenle öncelikle Türklerin, kendi sahip oldukları maddi ve manevi zenginliklerinin farkına varmaları sağlanmalıdır. İnsanlara öğrenme ve öğretmeyi, üretme ve eser vermeyi zevk haline getirecek sistemler geliştirilmelidir.

  Dünyaya egemen olmaya başlayan ve sadece maddi üstünlüğe önem veren bazı Batılıların düşüncesi, eritilmeye karşı var olan direnci kıracak bir başka engeldir. Türklerin mutlu olmalarında önemli bir yeri olan gönül zenginlikleri yani kanaatkârlıkları, eritilmeye karşı direnmelerinde etkili olmaktadır. Bu duyarlığın kaybolmaması için uğraşılmalıdır. Günümüzde sağduyu sahibi Batılı tüccarlar, genelde kendi insanına karşı, kâr için her yolu mübah (sakıncasız) saymıyorlar. Doğunun, itibarı önde tutan anlayışına ulaşmaya çalışıyorlar.

  Elbette ticarette, siyasette ve ilimde, kazanç esastır. Ancak, kazancın ölçüsü her zaman ‘para’ ve “mevki” değildir. Ama, her zaman ‘itibar’dır. İtibarını yitirmiş ticaret erbabı, ilim adamı, siyasetçi ve bürokratın parası çok olsa bile, sonu mutlaka hüsrandır. Bu konu toplumdan örneklerle bütün eğitim kurumlarında anlatılmalıdır. Batının maddeye odaklanan düşüncesini, bizzat Batılılardan sağ duyulu insanların terk ettikleri, örneklerle gösterilmelidir.

  Rüşvet her zaman vardı. Var olmaya da devam edecektir. Rüşvetin insanların karınlarının doyup doymaması ile ilgisi ise çok azdır. Rüşvet, kişilerin arzularının esiri olmalarının veya gelecek kaygısı duymalarının sonucu oluşur. Rüşvet, en alt sınırlar içerisinde tutulabilmelidir. Devlet düzenini ciddi etkilemesini önleyebilmek gerekir. Bunun için sistemler, kendi denetimlerini yapabilecek şekilde kurulmalıdır. Kitabın diğer bölümlerinde, ilginç gelebilecek tekliflerde bulunmamın sebebi rüşveti azaltacak ortamları oluşturmaktır.

  Rüşveti azaltacak unsurlardan biri eğitimdir. Diğeri ise kurumlarda insanlara eşit davranmaktır. Ayrıca rüşvet olaylarında hızlı karar vererek, teknik belgelerle tespit edilen sorumlularını şiddetli cezalandırmak da rüşveti azaltacak unsurlardandır.

  İnsanların özellikleri ve inançları, birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdır. Bunları birbirlerine göre tercih sırasına koyarsak yanlış olur. Örneğin bir kişiye şu soruları sormak ve cevap aramak hatadır: “Önce Türk müsün, Müslüman mısın?”, “Önce insan mısın, hukukçu ya da doktor vb. misin?”, “Önce işveren misin, mühendis misin?” şeklinde çoğaltılabilecek sorularla insanların özellikleri, inançları ve yapıları parçalanmamalıdır.

  İnsanların çocuklarından saygı görebilmeleri, kendilerinin çocuklarına ve atalarına gösterdiği davranışlarına bağlıdır. Ebeveynlere kendi çocuklarının gözü önünde haksız yere kötü davranılmamalıdır. Böyle tavırları sergileyen kişiler, ne kadar para ve mevki sahibi olursa olsunlar, çocuklarından gerçek sevgi ve saygıyı göremezler. Ayrıca, başkalarının hakkını çocuklarının bilgisi dahilinde ve isteyerek yiyen bir insan da, çocuklarından kendisine saygı göstermelerini beklememelidir. Aile büyükleri, çocuk eğitimi konusunda ortak bir davranış sergilemelidir. Anne-baba ve diğer büyükler, çocuklara birbirlerinden farklı davranmamalıdır. Bir büyük, diğer bir büyüğü çocuklara, torunlara karşı hiç kötülememelidir. Basın-yayın organları, bu konularda ailelere yol gösterici yayınları sıkça yapmalıdır. Aksi yönde yayın yapanlara gerekli yaptırımlar vakti geçmeden uygulanmalıdır.

  Batı Medeniyetinin bugünkü durumunu dile getiren (Michel Henry, Raoul Vaneigem, Jean Baudrillard, Guy Debord, Ray Bilington vb.) gibi bütün yazarların eserleri, insanın ve insanlar arası ilişkilerin yok oluşuna bir ağıt, bir çığlıktır. (Bu konuda “Batı Medeniyetinin Bugünkü Durumu” adlı makalede daha geniş bilgi verildi.)

  İnsanlık değerlerinin kaybolması süreciyle sanal ekonominin getireceği bunalım birleşirse, sonuç bütün dünya için kötü olur.

  Eğer zor işlere katlanamazsak, kolay işler; insanları da, devletleri de, dünyayı da acılara doğru sürükler.

  Fahri Küpçü derki:” Eğer yaşadığımız günün görevlerini hakkıyla yapabilirsek, dünkü hatalı davranışların yükünden de, yarının tasalarından da kendimizi kurtarmış oluruz.

  Bir insanın kendisine ve çevresine faydalı olabilmesi için şahsiyetli olması gerekir. Şahsiyetli olması yani kendisine sahip çıkması, hayatla olan ilişkilerinde dürüst ve hareketli olmasına bağlıdır. Bunun için ise bilgili olması, bilgiyi kullanmasını bilmesi ve ayrıca çaba göstermesi şarttır. Bilgili olmak için eğitim, bilgiyi kullanmak için irade, çaba göstermek için istek gerekir.

  Asıl olan diploma değil, meslek sahibi olabilmektir.

  Bir ülkenin geleceğini ekonomik sıkıntıdan daha çok, bildiğini zanneden bilgisizler ve kendi küçük yolsuzluklarını görmeyenler karartır.

 

 

İsmail Hakkı Küpçü

Başa Dön | "Güzel Gelecek İsteyen Gençlere Öneriler" makalesini yazdır


Yazıların bütün hakları İsmail Hakkı Küpçü'ye aittir
 

Ana Sayfa | Geri Dön

Son Güncelleme 06.08.2008

kamagra bivirkninger cialis online danmark cialis rezeptfrei levitra dosierung viagra online kaufen levitra erfahrungsberichte kamagra oral jelly bestellen deutschland kamagra 100mg preis cialis patent cialis erfahrungen viagra en ligne cialis effet secondaire levitra en ligne kamagra gel pas cher levitra avis cialis 20mg pas cher cialis ou viagra kamagra 100mg pour femme in nederland hvor kjøpe generisk cialis på nett i Norge
kamagra online uk levitra online uk buy cialis london cialis pills for sale uk viagra tablets uk viagra for sale uk buy kamagra uk cialis rezeptfrei levitra dosierung viagra online kaufen levitra erfahrungsberichte kamagra oral jelly bestellen deutschland kamagra 100mg preis cialis patent cialis erfahrungen polos baratos polos ralph lauren polos lacoste polos ralph lauren outlet polos hombre polos lacoste baratos in nederland hvor kjøpe generisk cialis på nett i Norge
viagra tablets australia cialis online australia kamagra 100mg oral jelly australia viagra for sale australia cialis daily australia kamagra gel australia levitra online australia viagra priser apotek levitra virkning cialis en om dagen viagra virkning kamagra bivirkninger cialis online danmark cialis rezeptfrei levitra dosierung viagra online kaufen levitra erfahrungsberichte kamagra oral jelly bestellen deutschland kamagra 100mg preis cialis patent cialis erfahrungen
new balance damen nike free 4.0 flyknit nike free run nike air max nike sneakers nike free run 2 nike huarache louis vuitton taschen nike free flyknit fred perry polo timberland schweiz nike cortez nike schuhe nike air force 1 air jordan schweiz louis vuitton neverfull fred perry schweiz